başarı

Hata ve Başarısızlıkları Farklı Bir Şekilde Görmek (Başarısızlık Korkusu)

 

Hangi alan olursa olsun insanları hedef ve hayallerinden alıkoyan en büyük güç başarısızlık korkusudur. Başarısızlık korkusu insanları bulundukları konuma hapseder ve sonsuza kadar orada tutar. Çok çok az insan tüm bu korku ve şüphelerinin aksine harekete geçer, gerçekten bir şeyler yapar.

İnsan olarak hata yapmaktan, başarısız olmaktan korkuyoruz çünkü sonucunda kötü gözükmekten, şahsi imajımızın lekelenmesinden korkuyoruz. Aynı şey reddedilme korkusu için de geçerli. Şahsi imajımızı koruma güdüsü bizleri hayatta büyük işler başarmaktan, gerçek potansiyelimize ulaşmaktan alıkoyuyor.

Genellikle çoğu insan başarılı, hayatta önemli yerlere gelmiş insanlara baktıklarında mükemmel, hiç hata yapmayan, başarısız olmayan insanlar olarak görürler. Gözlerinde onları olduklarından daha da büyütürler. Fakat aslında durum öyle değildir.

Başarılı insanlar normal insanların hiç denemediğinden daha fazla deneyen, çok daha fazla başarısız olan insanlardır. Diğer herkesten daha çok hata yapan, daha çok başarısız olan insanlardır yalnızca kazandıklarında büyük kazanırlar. Tıpkı Milyarder girişimci Mark Cuban’ın dediği gibi; “ne kadar çok yanılırsanız yanılın bir kere doğru olmanız yeterli.”

Başarılı insanlara bakarsanız bir hayli hata yaptıklarını görürsünüz çünkü ilerlemenin, kimsenin gitmediği yerlere doğru gitmenin bedeli budur. Bilinmezlik demek hata yapmak demektir. Tüm icat ve buluşlar tekrar tekrar yapılan hatalarla ve başarısızlıklarla bulunmuştur. Edison ampulü bularken binlerce kez denemiş ve başarısız olmuştur. Günümüzde en çok konuşulan insanlardan biri olan Elon Musk tekrar tekrar başarısız olmuş, hata yapmıştır. İlerleme, gelişme, öğrenme bu şekilde olur.

İnsanların hata yapmaktan korkmasının bir sebebi de belli bir yaştan sonra hata yapmamaya, mükemmel olmaya programlanmalarıdır. Okullar bizlere hata yapmanın, başarısız olmanın kötü bir şey olduğunu öğretir. Hayat ise tam tersini söyler. Öğrenme, büyüme, ilerleme ancak böyle olur der.

Çocukken yürümeyi kurallara uyarak değil deneyerek, düşe kalka öğrendiniz. Aynı şeyi bisiklete binerken de yaptınız. Düştünüz, hata yaptınız, başarısız oldunuz. Fakat bu maceracı ruhunuzu kaybettiniz. Sisteme uymaya çalıştınız.

İnsan hatalarla, başarısızlıklarla öğrenir. Hata yapmayan, başarısız olmayan insan hiçbir şey denemiyordur. Ki bu en büyük başarısızlıktır. Başarısızlıktan korktuğunuz için harekete geçmemek, hata yapmaktan korktuğunuz için yapmamak en büyük hatadır, en büyük başarısızlıktır. Bu tıpkı bir futbol takımının yenilmekten korktuğu için maça çıkmamasına benzer ki bu durumda hükmen mağlup olmuşlardır. Çoğu insanda hayatta hükmen mağlubiyeti seçer.

Dünyanın en önemli yatırımcılarından Ray Dalio şöyle demektedir. “Başarısızlıklar en büyük öğretmendir. Eğer başarılı olduysanız öğrenilecek bir şey yoktur fakat hata yaptıysanız, başarısız olduysanız en iyi öğrenme fırsatıdır. Bunlardan öğrenin ve yolunuzda ilerlemeye devam edin. Çünkü hatalar ve başarısızlıklar yolun sonu değil duraklardır.”

İnsanlar başarısızlık ve başarı yolunu zıt yollar olarak görürler. Başarı bir tarafta, başarısızlık bir tarafta. Fakat bu kesinlikle doğru değil. Başarısızlıklar, hatalar başarı yolundaki duraklardır, yolculuğun bir parçasıdır.

Şunu anlamalısınız ki hayatta kimse ama kimse %100 değildir. Dünyanın en iyi basketbolcusu her attığı atışta sayı yapmaz. Attığından daha fazlasını kaçırır. Bu her alanda böyledir. Hiçbir başarılı insan her kararında %100 doğru, %100 başarılı olamaz. Dünya böyle ilerlemez.

Hayatta başarısız olursunuz, hata yaparsınız, ilerlemeye devam edersiniz, küçük başarılar alırsınız ve yine hatalar yaparsınız ve büyük de başarılar elde edersiniz. Bu bitmeyen bir yolculuktur.

Dünyanın önde gelen girişimcilerinden Richard Branson 400 farklı şirket başlatmıştır fakat hepsi başarılı olmamıştır. Neredeyse yarısından fazlası başarısız olmuştur. Çoğu başarılı girişimcinin hikayesi böyledir.

Denememek, yapmamak, ilerlememek en büyük başarısızlıktır, en büyük hatadır. Hatalar, başarısızlıklar sizlere hızla öğrenme ve kendinizi düzeltme fırsatı verir ve yola devam edersiniz. Eğer bunlardan ders çıkarırsanız bunlar hata olmaz, öğrenme olur. Gerçek öğrenme bu şekilde olur. Yaparak, deneyerek.

Mükemmeliyetçilik bu nedenle asla ulaşılamayacak bir hastalıktır. İnsanlar hep mükemmel olmayı bekler, emin olmak ister ve asla harekete geçemezler. Bunun altında hata yapma, başarısız olma korkusu yatar. Diğer yandan harekete geçen insanlar düşe kalka bir şekilde ilerlerler, yaparlar. Belki mükemmel değillerdir fakat herkesten daha başarılı olurlar, bir şekilde yaptıklarının %5 – %10’u tutar. Hayatta hiçbir zaman garanti yoktur, ihtimaller vardır. Edindiğiniz prensipler, kitaplar, akıl hocaları yalnızca ihtimalleri arttırır.

Eğer aklınızda bir fikir varsa, bir hedefiniz varsa emin olmayı, hazır olmayı beklemeyin sadece yapın. Başarısızlıklardan, hatalardan korkmayın. Bunlar kaçınılmazdır. Şundan emin olabilirsiniz ki er ya da geç yenileceksiniz, hata yapacaksınız, başarısız olacaksınız. Başarı geldiğinde de bir daha başarısız olmayacağınız, hata yapmayacağınız anlamına gelmez. Bu süreç sürekli devam edecektir. Hatalar, başarısızlıklar, problemler bitmeyecektir. Önemli olan ilerlemeye, denemeye, öğrenmeye devam etmektir. Hayatın özü budur.

Başarısızlık korkusu yakanızı bırakmıyorsa

NOT: Değerli yorum ve görüşlerinizi belirtin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir