girişimcilik

Girişimcilik: İlk Olma Avantajı Miti

 

Girişimciliğe ilk adım atan insanların düştüğü hataların en başında sıfırdan kimsenin görmediği, duymadığı bir fikirle çıkmaları gerektiklerini düşünmeleridir.

Bu hataya çoğumuz düşüyoruz. “Daha önce yapıldı” diye düşündüğümüzden sıfırdan yepyeni fikirlerle gelmeye çalışıyoruz.

Ya da egomuza yenik düşüp “bu fikri ben buldum” demeye çalışıyoruz.


Fakat ilginçtir ki hangi endüstriye bakarsanız bakın ilk fikri bulan, icat eden kişilerle, fikri başarıyla uygulayan, fikirlerden başarılı şirket kuranlar aynı kişiler değildir.

Gerçek şu ki girişimcilikte ilk olma avantajı bir mittir. İlk olmanın belki bazı avantajları olsa da aslına bakarsanız ilk olmak avantajdan daha ziyade çoğu zaman dezavantajdır. Neden mi?

Yepyeni, orijinal bir iş fikriyle geldiğinizde en büyük probleminiz ortada bir piyasanın, talebin olmayışıdır.

İnsanlar ortaya koyacağınız ürünü veya hizmeti gerçekten istiyorlar mı, ihtiyaç duyuyorlar mı bilmiyorsunuz? Bu büyük bir risk demek. Bu nedenle başarısızlık şansınız çok yüksek demek.

Ayrıca daha önce hiç yapılmayan bir şey yaptığınızda hata yapma olasılığınız çok çok fazladır. Çünkü kimsenin görmediği, gitmediği yerlere gidiyorsunuz. Tamamen bilinmezlikle uğraşıyorsunuz.

Büyük icatlar hep sayısız hatanın, deneme-yanılma sürecinin sonucunda ortaya çıkar.

Bir diğer dezavantajda insanların ön yargısıyla fazla karşılaşacaksınız demektir.

İnsanlar yeniliklere, değişime bazen direnç gösterirler. Onları daha önce görmedikleri bu yeni ürüne, hizmete alıştırmak için bir hayli pazarlama ve reklama para ayırmanız gerektiği anlamına gelir.

İstatistiklere göre ilk fikirle gelen girişimlerin en az %50’si ilk yılda başarısız olmaktadır. Bu konuda Adam Grant, Orijinaller adında harika bir kitap yazmıştır.

Tüm yukarıdaki bu nedenlerden dolayı gerçek hayata baktığınızda ilk icat eden, ilk fikirle gelenlerin değil çok sonradan ilerleme yapan, fikirleri en iyi uygulayan, başarıyla hayata geçiren şirketlerin başarılı olduklarını görürsünüz.

Uçağı icat edenler Wright Kardeşlerdir fakat asıl ekmeğini yiyenler bugünün Hava Yolları şirketleridir.

Facebook, ilk sosyal ağ sitesi değildir. Ondan önce MySpace, Friendster gibi siteler zaten vardı. Facebook çok daha iyi yapmanın bir yolunu bulmuş ve başarıyla hayata geçirmiştir.

Google, ilk arama motorunu bulan değildir. Hatta piyasaya diğerlerinden çok çok sonra girmiştir fakat diğer herkesten daha iyi yapmanın bir yolunu bulmuşlardır. Diğer herkesten daha başarılı şekilde fikri hayata geçirmişlerdir.

Elon Musk, ne roketleri icat etmiş ne de elektrikli araba fikrini ilk defa ortaya atmıştır. Yalnızca bunları çok daha iyi bir şekilde yapmanın yolunu bulmuştur.

Amazon, ilk e-ticaret yapan şirket değildir. Daha önceleri birçok farklı e-ticaret sitesi kurulmuştur. Amazon’dan 2 yıl önce Book Stacks adlı şirket internetten kitap satmak için ortaya çıkmıştır. Fakat Jeff Bezos fikri çok daha iyi uygulamış, olağanüstü bir şirket yaratmıştır.

Apple ne ilk bilgisayar, ne ilk mp3 ne de ilk akıllı telefon veya tablet üreticisidir. İlk akıllı telefonu 90’lı yıllarda üreten IBM’dir (Telefonun resmi). Apple, var olan harika fikirleri en iyi uygulayan ve pazarlayan şirkettir.

Daha önce akıllı telefonlar yavaş, estetikten çok uzak ve kullanmak için neredeyse kursa gitmek gerekirken, Apple doğru zamanda hızlı, basit ve estetik bir akıllı telefon ortaya koymuştur, büyük kitleler tarafından kullanılabilmesini sağlamıştır. (Akıllı Telefonların Tarihi) Apple bu harika fikri en iyi hayata geçiren şirket olmuştur.

Apple ve Microsoft ilk zamanlarında bütün fikirlerini o zamanın yenilikçi firması Xerox dan birebir kopyalamışlardır. Fakat hem Bill Gates hem de Steve Jobs muazzam bir hayata geçiricilerdir, onları bu kadar iyi yapan budur.

Zamanın yenilikçi orijinal fikirlerini ortaya koyan, piyasada “ilk olan” Xerox firması bugün nerede?

Dünyanın en başarılı girişimcilerinden Richard Branson, “Bizler her zaman var olan fikirleri diğer herkesten daha iyi hayata geçirerek şirketlerimizi kurduk.” demiştir.

Nike, ilk spor ayakkabısı üreten firma değildir. Sadece diğer herkesten daha iyi yapmanın ve pazarlamanın yolunu bulmuştur.

Michael Dell bilgisayarı icat etmedi yalnızca doğrudan müşterilere satarak süreci daha verimli kıldı ve bugün Dell Şirketi’nin yıllık geliri 55 Milyar dolardır.

Bill Gates işletim sisteminin mucidi, fikri bulan kişi değildir. İlk işletim sistemini başkasından satın almıştır ve IBM şirketine pazarlamıştır. Hikayenin gerisini biliyorsunuz.

Günümüzün yenilikçi fikirlerinden sayılan UBER dahi orijinal ilk fikri bulan şirket değildir. Ondan önce Taxi Magic adlı şirket ilk olarak fikirle gelmiştir fakat UBER gibi başarıyla fikri hayata geçirememişlerdir.

UBER’in kurucuları fikri en iyi hayata geçirenlerdir. Şimdilerde ise sonradan kurulan Lyft adlı şirket UBER’i bu anlamda rakip olarak zorlamaktadır.

Airbnb ilk ev kiralama hizmeti sunan şirket değildir. Ondan önce VRBO ve Couchsurfing gibi farklı şirketler zaten vardı. Fakat aynı fikri Airbnb diğerlerinden çok daha iyi uygulamış, dünyaya çok daha iyi pazarlamıştır.

Bu örnekleri sayfalarca ve sayfalarca daha yazabiliriz. Başarılı şirketlerin büyük çoğunluğu ilk olan, fikirleri bulan, icat eden değil, diğer herkesten çok daha iyi bir şekilde fikirleri uygulayan şirketlerdir.

Başarılı bir şirket kurmak için illa ilk olmak, orijinal yepyeni bir fikir bulmak zorunda olduğunuzu düşünmek büyük bir mittir, yanılgıdır.

Fikri çok daha iyi hayata geçirdiğinizde, diğer herkesten çok daha farklı ve değerli bir şey ortaya koyduğunuzda son olsanız dahi başarılı olabilirsiniz. Yukarıdaki firmalar buna örnektir.

Çoğu zaman kimse mucitleri, fikri bulanları hatırlamaz. Fakat herkes bu fikirlerden başarılı şirketler kuran akıllı girişimcileri tanır, bilir.

İster ilk olun, ister son olun her zaman rekabet olacaktır.

Siz ilk olsanız bile eğer bir talep bulduysanız o pazardan pay almak isteyen, sizi dışarıya itmek isteyen birileri her zaman olacaktır.

Serbest Piyasa ekonomisinin özelliği budur. Eğer rekabet yoksa ve ilk olduğunuzu düşünüyorsanız ortada bir piyasa yok demektir.

Bu nedenle sıfırdan kimsenin duymadığı orijinal fikirlerle gelmek, fikir ve icatları ilk bulan olmak yerine var olan fakat belki eksik veya gerçek potansiyeline ulaşmamış fikirlerle, ürün veya hizmetlerle karşılaştığınızda bunlardan da çok iyi işler yaratabileceğinizi, diğer herkesten çok daha fazla değer ortaya koyabileceğinizi unutmayın.

Önemli olan ilk olmak değil en iyi gerçekleştiren, müşterilere en çok değer ulaştıran, başarıyla hayata geçiren olmaktır. Fark yaratan budur.

Girişimcilik fikirlerden daha çok hayata geçirmede, girişimcilerin karakterinde yatmaktadır.

Girişimcileri başarılı kılan şey kararlılıkları, uygulamalarıdır. Başarılı olmak için fikirler değil daha çok hayata geçirebilme becerisi, girişimci ruhu gerekir.

Yalnızca iyi bir fikre sahip olmak bu nedenle yeterli değildir, yalnızca fikirlerin bir gücü yoktur.

Hemen hemen herkesin aklına aynı fikirler gelir. Fikirleriniz çok özel, sıra dışı değildir fakat hayata geçirebilme becerisi öyledir.

NOT: Değerli yorum ve görüşlerinizi belirtin.

Girişimcilik: İlk Olma Avantajı Miti” üzerine 2 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir