başarı

Günümüz Eğitim Sisteminin En Büyük Problemi

 

Teknoloji ilerledikçe hayatın her alanı değişmekte.

Eskiden insanlar yeni bilgiler öğrenmek için kütüphanelere gitmek, kilometrelerce yol kat etmek zorundayken şimdi tek tıkla dünyadaki gelmiş geçmiş tüm bilgilere anında ulaşabilirsiniz.

Artık teknoloji ve ilerlemeyle birlikte eski işler yerini robotlara, yapay zekaya bırakmakta.

Bu değişimden her alan etkilenirken değişmeyen nadir sistemlerden biri de eğitim sistemidir.

İnanmayabilirsiniz fakat günümüz eğitim sistemi olduğu gibi yüzyıllar öncesiyle aynen devam ediyor. Değişen hiçbir şey yok.

O zamandan bu zamana kadar insan beyni hakkında, öğrenme konusu hakkında tonlarca yeni içerikler keşfetmemize rağmen hala hiçbir şeyi değiştirmiyoruz.

Herhangi bir üniversitenin herhangi bir bölümünden mezun olan birisi eğer bu bölüm pratiksel Doktorluk vb. bir bölüm değilse çoğu zaman öğrenciler meslekleri hakkında sıfır tecrübeyle iş hayatına atılıyorlar.

Öğrenciler genellikle iş hayatına atıldıklarında okulda öğrendikleriyle yakından uzaktan alakası olmadığını fark ediyorlar, aslında hiçbir şey öğrenmediklerini anlıyorlar.

Günümüz eğitim sistemi insanlara telefonlarından, bilgisayarlarından tek tıkla rahatlıkla ulaşabilecekleri bilgi ve dataları ezberletip daha sonra bunları sınavlarda sorar.

Tabi ki öğrenciler sınavdan bir kaç gün sonra tüm bu bilgileri unuturlar.

Çünkü ne hayat ne de insan beyni bu şekilde işler.

Biliyoruz ki insan tecrübeyle, yaparak, uygulamaları görerek ve de en önemlisi hatalarla öğrenir. Beyin böyle çalışır.

Fakat okullar bizlere tam tersini öğretir: “Asla hata yapma yoksa kalırsın!” Bu şekilde nasıl öğrenebilirsiniz ki?

Günümüz eğitim sisteminin yapmaya çalıştığı şey tıpkı şöyledir: İnsanlara bir araba hakkında bilmeleri gereken tüm bilgileri ezberletirler daha sonra bu bilgileri sorarlar ve bunları en iyi ezberleyenleri başarıyla mezun ederler.

Fakat insanlar araba kullanmaya çalıştıklarında arabayı kullanamadıklarını fark ederler.

Bu mecazi bir örnek fakat durum aynen bu.

İlkokuldan beri İngilizce ders gören milyonlarca öğrenci ta üniversiteden mezun olduğunda dahi İngilizce konuşamıyor. Gramerleri, tüm bilgileri ezbere biliyor fakat konuşamıyor? Neden böyle olduğunu kimse bilmiyor.

Bilgi artık değerli değil. Bilgi her yerde. Bilgi çağını çoktan geçtik. Önemli olan yüzeysel bilgiler değil doğru, pratiksel bilgileri uygulamaya koyabilmek, bir araya getirebilmek. Hayatta işe yarayan budur.

Bilgiyi nerede nasıl kullanacağınızı bilmiyorsanız ve daha da önemlisi ne anlam ifade ettiğini kavrayamıyorsanız beyninizi bunlarla doldurmak ne işe yarar ki?

İnsan beyni gerçek hayattan geri bildirimlerle, uygulamalarla öğrenir.

Örneğin sabaha kadar pazarlama nedir, piyasa nedir, önemi nedir vs. bahsedebiliriz fakat bu beyninizde bir çağrışım uyandırmaz. Fakat gerçek hayatta bunu deneyimler, hataları gözlemlerseniz bunu asla unutmazsınız. Tüm gereksiz detay ve bilgiler yerini öz bilgiye (Knowledge), tecrübeye bırakır. Anlam kazanır.

Ünlü büyük düşünür Aristoteles’in dediği gibi: “Öğrenmemiz gereken şey, yaparak öğrendiğimizdir.”

Yine ünlü girişimci Richard Branson “Yürümeyi kuralları takip ederek değil yaparak, düşerek öğreniriz” demiştir.

Eğitim sisteminin bu kadar bilgiyi insanlara yüklemesi ve bunları “bilmek” zorunda olduklarına onları inandırması ve bu bilgilerden tonla para alması günümüz çağında sanırım en büyük komedilerden biri.

Günümüz eğitim sistemi uygulamayı, denemeyi, araştırmayı ve düşünmeyi ön plana çıkarmadığı sürece her şeyi ezbere bilen ama hiçbir şeyi yapamayan milyonları hayata katmaya devam edecek.

Hata yapmaktan, denemekten korkan, sistemlere uymaya çalışan ve her şeyi bilmek zorunda olduğuna inanan, düşünemeyen milyonlarca insan.

Hayatta başarısız olmak için mükemmel bir formül.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir