girişimcilik

Neden Herkes Girişimci Olamıyor?

 

Dünyada girişimcilerin sayısına baktığınızda çoğunluğa oranla %5 gibi düşük bir sayıyla karşılaşırsınız.

Girişimcilik, risk almak insanların çoğuna uymuyor. Herkes girişimci olabilecek zihniyete sahip değil. Fakat bulunduğu konum ne olursa olsun gerçekten isteyen insanlar girişimci olabilir mi? Tabi ki!

Eğer neden herkes girişimci olamıyor veya neden olmak isteyip de bir türlü atılamıyor diye merak ediyorsanız bu içerikte bundan bahsedeceğiz.

Aile Etkisi

Hem girişimcilik dünyasından hem de normal maaşlı çalışan arkadaşlarım var ve iki tarafta da sürekli karşıma çıkan ilginç bir durum gözlemledim.

Girişimci olan insanlara baktığınızda özellikle genç yaşta girişimciliğe atıldılarsa çoğu zaman ya ailelerinden ya da yakın çevrelerinden birilerinin de girişimci olduklarını görürsünüz.

İnsanlar kopyalama makinalarıdır. Etrafındaki insanları kopyalarlar, taklit ederler. Çocuklar bu şekilde büyür, öğrenir. Babalarının, annelerinin konuşmalarını taklit ederler, yaptıklarını yaparlar.

Girişimcilik çevresinde doğan, büyüyen kişilere bakarsanız çoğunluğunun girişimci olduğunu görürsünüz. Çünkü ailelerinden böyle görmüşlerdir. Para kazanmak, iş yapma eylemi onlar için budur.

Fakat insanların çoğu normal çalışan ailelerde büyümüşlerdir. Çoğu kişi için para kazanmak=işe girmektir. Hatta iyi bir hayat yaşamanın formülünü dahi bulmuşuzdur. İyi bir okula kapağı at, iyi bir iş bul ve sonrasında rahatsın.

Ya da kaçınız ailenizden aman oğlum / kızım sigortalı bir iş bul sözünü duymadınız ki?

Girişimcilik, kendi işini kurmak insanların bilmediği, anlamadığı, seçenek olarak görmediği bir yol. Bu nedenle çocuklarının beynini de bu doğrultuda bağlıyorlar ve risk almaktan korkan insanlar yetişiyor.

Girişimciler doğar mı, yetişir mi sorularının tek bir cevabı yok. Aileler, çevre çok büyük bir etkendir. Evet doğuştan gelen yetenekler de insanı daha da yukarıya taşır fakat isteyen, yeterli kararlılığa ve cesarete sahip olan herkes girişimcilik dünyasına bir yerden adım atabilir. Fakat insanların çoğunda bunlar yok.

Garanti Zihniyeti

Bir problem de, insanlar garantiye o kadar alışmışlardır ki gelirlerinin tamamen kendi eforlarına bağlı olması onları ölesiye korkutur.

Risk almak, bilinmezlik katlanamadıkları bir durumdur. Çünkü alışmamışlardır. Zihinleri öyle çalışmamaktır. Bu nedenle para kazanabilecekleri en garanti, güvenli yolları ararlar.

Tabi bu girişimcilik için ölümcül bir bakış açısıdır.

Çünkü girişimciler bilinmeyeni bir macera olarak görürler. Büyüme ve öğrenme fırsatı olarak bakarlar.

Girişimci insanlar hayallerini gerçekleştirememekten, potansiyellerine ulaşamamaktan daha fazla korkarlar.

Şahsi Sorumluluk Almamak

İnsanların çoğu başkalarından geçinmeye, sürekli başkalarından bir şeyler beklemeye küçüklüklerinden beri alışmıştır.

Şahsi sorumluluk almak insanların çok azının yapabildiği bir şeydir. Hayatının kontrolünü kendi eline almak, her şey benden kaynaklı diyebilme erdemliği büyük bir özelliktir.

Şahsi sorumluluk girişimciliğin mayasıdır. Girişimciler her zaman şahsi sorumluluk alan, hayatlarını kendileri kontrol eden insanlardır. Başarılı olmak için önce kendilerine bakan insanlardır.

Korkular

Baktığınızda herkes korkar fakat girişimciler korkularına rağmen harekete geçerler.

Onlar bilinmeyen sularda yelken açmayı severler, dünyaya değer katmayı, bir şeyleri değiştirmeyi severler.

Onlar normal olmaktan, tek düze bir hayat yaşamaktan daha çok korkarlar.

Korku insanın hayatını çalan büyük bir düşman. Dünyadaki en büyük potansiyele sahip olabilirsiniz fakat korkularınız size engel oluyorsa bir cm ileri gidemezsiniz. Sonsuza kadar olduğunuz yerde kalırsınız.

Bir düşünür şöyle söylemiştir: “Evet cesur insanlar daha az yaşar fakat sakınanlar hiç de yaşamış sayılmazlar.”

Hayatta ne başarmak istiyorsanız önünüzdeki en büyük engel korkudur. Korkularınız beyninizin sizi korumak için yarattığı bir olgudur ve onları yenmenizin tek yolu harekete geçmektir. Rahat bölgenizin ötesine ilerlemektir.

Emin Olmaya Çalışmak

İnsanlar başarısız olmayı, hata yapmayı sevmezler çünkü yukarıda bahsettiğim üzere korkarlar.

Bu nedenle emin olmaya çalışırlar, adım adım aşamalar ararlar.

Birilerinin onlara adım adım ne yapacaklarını, ne söyleyeceklerini belirtmelerini isterler. Hazırlı olmak isterler. Bu tavır tabi ki bilinmeyeni bilme, emin olma çabasından gelmektedir.

Girişimci olmak isteyen insanlar iş fikirlerini, doğru kişileri hazır beklerler. Adım adım plan ararlar. Yaratıcı olmayı, kendi yollarını bulmayı denemezler. Bu nedenle de asla başlayamazlar.

Eğer hayatın, girişimciliğin boyama kitaplarındaki gibi basit, adım adım önünüze verileceğini düşünüyorsanız büyük bir hata yapıyorsunuz.

Eğer o kadar kolay olsaydı, her şey o kadar net ve belirgin olsaydı risk almanın, bilinmeyene doğru gitmenin, yaratıcı olmanın hiçbir anlamı kalmazdı. Herkes çok başarılı ve zengin olurdu.

Herkesin yolculuğu, hikayesi farklıdır. Başarılı insanların tecrübelerini, bilgilerini alıp ancak bunlar yardımıyla kendi yolunuzu çizersiniz fakat asla adım adım bir plan bulamazsınız.

Bilinmezliği, başarısız olmayı, hata yapmayı kucaklamak zorundasınız.

Mükemmeliyetçilik

Yine yukarıdaki konuya bağlı olarak insanların çoğu mükemmeliyetçidir. Her şey mükemmel olsun, tam olsun isterler. Düzenli olsun isterler.

Düzensizlik, kaos onları korkutur. Adapte olamazlar.

Yeni bir ürün ortaya koyduklarında, yeni bir şey yapmaya çalıştıklarında mükemmel olsun isterler. Hep o mükemmel fikri ararlar sanki tamamıyla fikirler başarılı yapıyormuş gibi.

Mükemmelliği hedeflemek kötü bir şey değil belki fakat sürekli mükemmelliği aramak, peşinde olmak, her şey harika olsun istemek başlamamak için mükemmel bir bahanedir, süslü bir buluttur.

Girişimcilik de istediğiniz hiçbir şey beklediğiniz gibi gitmez ve sürekli bir değişim söz konusudur. Müemmellik yoktur.

Buna katlanamayan insanlar bu nedenle girişimci olamazlar.

Tembellik

İnsanları girişimcilikten alıkoyan bir konu da tembelliktir. İnsanlar rahat olmayı severler ve hep kolay olanı, en cazip olanı tercih ederler.

Çok az bir çalışmayla büyük ödüller elde etmek isterler ve buna bağımlı olan kişiler büyük bir çalışma sergilemek zorunda olacaklarını gördüklerinde geri kaçarlar.

Daha kolay yollar ararlar. Bu tarz insanlar hayatları boyu bir başarı elde edemezler ve girişimci olabilmeleri imkansızdır.

Rahatlık

İnsanların çoğunun büyük hedefleri yoktur. Büyük hayaller peşinde koşmazlar. Daha fazlası için plan yapmazlar.

Daha çok rahat olmayı tercih ederler. Rahat olmak için koştururlar. Çoğu zaman memnundurlar. Fakat rahatlık büyüme ve gelişmenin düşmanıdır.

Rahatlığı tercih edenler, rahat olmayı isteyen, konumlarını korumaya çalışan insanlar girişimci olmayı seçmezler çünkü bu onlara terstir.

Bencillik

Bazı insanlar takım çalışmasına uygun değildir. En çok payı kendileri alsın isterler. Başkalarıyla uyumlu çalışamazlar.

Başkalarının işlerine karışmasını istemezler.

Hep onların dediği, onların fikirleri olmalıdır.

Egolar insanları büyük başarılar elde etmekten alı koyar çünkü asla en tepeye tek başınıza ulaşamazsınız.

Yalnızca ben ben diyerek diğer insanlarla beraber iş yapabilmeniz, takım olabilmeniz mümkün değildir bu nedenle girişimcilik bu tarz insanlara uygun değildir.

NOT: Değerli yorum ve görüşlerinizi belirtin. Sizce insanları girişimci olmaktan alıkoyan başka ne gibi sebepler var?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir