başarı

Özgür İrade Var Mı? Ne Kadar Özgürsünüz?

Hayatta elde ettiğiniz sonuçların büyük bir bölümünün tek bir kaynağı vardır o da; kararlarınızdır.

Verdiğiniz kararlar doğrultusunda hayat yaşarsınız.

İnsanlar tamamen özgürce bu kararları sadece kendileri verdiklerini düşünürler, hayatlarının kontrolünde kendileri olduklarını düşünürler. Peki bu gerçekten öyle midir?

Gerçekten özgür irade var mıdır? Kararları siz mi veriyorsunuz?

Bu felsefe ve bilim dünyasında çokça tartışılan bir konu. Fakat işin derinine indiğinizde aslında eğer farkında değilseniz pek fazla özgür iradenizin olmadığını görüyorsunuz.


Neden mi? Çünkü karar verirken aslında kararlarınızı etkileyen milyonlarca sizin dışınızda, beyninizde olup biten farklı uyarıcılar, etkenler vardır.

Örneğin küçükken travmalar veya belli olaylar yaşayan insanlara bakın. Diyelim bisiklet kazası geçiren küçük bir çocuk büyüdüğünde bisiklete binmekten korkar ve arkadaşlarıyla bisiklete binme durumu oluştuğunda belli bahanelerle onları savurur.

Küçükken yaşadığı olayı hatırlamayabilir fakat beyni ona bisiklete binmemeyi fısıldar.

Kararı aslında o değil küçükken başına gelen olay sebebiyle beynindeki nöronlar vermiştir. O bu süreçte duygularıyla hayatın akışına gider.

Bu bariz bir örnek olabilir fakat bunun gibi milyonlarca karar aslında bilinçaltında başka sebepler yüzünden verilir ve kişi bunun farkında bile olmaz. Ben düşündüm zanneder fakat bu düşünceler ona geçmişteki programlamalar yüzünden gelmiştir.

Hayatınız boyunca verdiğiniz tüm kararlar, düşünceleriniz, neye inanıp inanmadığınız, yaptıklarınız zihninizdeki programlardan gelmektedir.

Eğer bu programlamaların farkında değilseniz onların kölesi şeklinde hareket edersiniz. Aksini yapmaya çalıştığınızda kendinizi aşırı rahatsız hissedersiniz.

Özellikle küçüklükten itibaren doğduğunuz çevre, medya, aile, kültür vb. tüm etkenlerle nasıl beyniniz programlandıysa büyüdüğünüzde farkında olmasanız da kararlarınız bunların etkisinde olur. Bunların dışında düşünmezsiniz çünkü tüm bunlar sizin kim olduğunuzu oluşturur. Sizin kimliğinizdir. Bunların dışında kalan her şeyin farkında bile olmazsınız.

Tabi ki %100 kontrolsüz durumda değilsiniz ama çok çok güçlü bir dürtünün esiri durumundasınız. Bu nedenle özgür iradeniz aslında bir hayli sınırlı.

İnsanlar bu programları kendi arzuları ile değiştirmedikleri sürece, farkına varmadıkları sürece, objektif olarak düşünmedikleri sürece asla tam manasıyla özgür olamazlar.

Tamamen özgür belki hiç olamayacağız fakat verdiğimiz kararları istediğimiz sonuçları elde etmek için kendimizi tekrardan pozitif biçimde programlayabiliriz. Kararları verirken üzerinde düşünüp farkındalığımızı arttırabiliriz.

Örneğin belki bir iş kurmak, girişimci olmak istiyorsunuz fakat daha işçi bir ailede büyüdüğünüz ve bu şekilde pogramlandığınız için beyniniz size şunu diyor: “Risk kötüdür, garanti iş daha iyidir.” Hepimiz o dürtüyü, sesi biliyoruz.

Çoğu zaman onu takip ediyoruz.

Fakat bunun aksine kendinizin farkında olup kendinizi zorlayabilirsiniz. Ne kadar beyniniz dur dese de, size çeşitli duygular verse de (korku, endişe gibi) yine de yapayım gitsin diyerek, üzerinde daha objektif düşünerek, kendi istediğiniz şekilde hayatınızı dizayn etmek için kendinizi rahat bölgenizin dışına itebilirsiniz.

Bunu hayatınızın her alanında yaparak, gitmek istediğiniz yerdeki insanların zihniyetini, felsefelerini edinerek, doğru insanlarla, bilgilerle beyninizi doldurarak bu yanlış programlamayı istediğiniz şekilde düzenleyebilirsiniz.

Böylelikle düşünceleriniz, kararlarınız pozitif şekilde sizi yönlendirmiş olur ve farkında olan biri olarak daha iyi bir hayat yaşarsınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir