girişimcilik

Piyasanın Demir Kanunu – Her Başarılı Girişimin Başlangıç Noktası

 

İster satıcı veya pazarlamacı olun isterseniz de bir girişimci olun yapmaya çalıştığınız şey aynıdır; ürün veya hizmetinizi hedef kitlenize satmak. Piyasa, bir şeyler satmak isteyen insanların başlangıç noktası, her şeyin üstüne inşa edildiği yerdir.

Yapılan araştırmalara göre yeni kurulan şirketlerin batmasının sebebi, %42 oranında piyasanın istemediği, ihtiyaç duymadığı ürün ve hizmetler ortaya koymalarıdır.

Eğer mantıklı düşünürseniz şirketlerin kuruluş amacının en başından insanların istek ve arzularını, ihtiyaçlarını gidermek olduğunu çözersiniz. Şirketleri ayakta tutan, parayı veren müşterilerdir. Bir şirketi başarılı kılan, ödüllendiren yine müşterilerdir, piyasadır. Son sözü piyasa söyler.

Fakat buna rağmen çoğu zaman girişimciler veya pazarlamacılar hedef kitlelerini düşünmeden, anlamadan yalnızca kendi kafalarından hareket ederler.

Tekrar tekrar kanıtlanmıştır ki piyasa ortaya koyduğunuz ürün veya hizmeti istemediğinde, sevmediğinde hiçbir pazarlama, hiçbir reklam kampanyası, hiçbir bütçe bunu değiştiremez. Bu piyasanın demir kanunudur.

Piyasa kontrol edilemeyen devasa bir güçtür. Tıpkı yer çekimi gibi. Onu kontrol edemezsiniz. Yalnızca onunla uyumlu hareket etmeyi öğrenmek durumundasınız. İnsanların arzu ve isteklerini kontrol edemezsiniz. İnsanlar bir şeyi arzu etmediğinde onları zorla tersine ikna edemezsiniz. İkna ettiğinizi düşünseniz bile bu ancak çok kısa vadeli olur. Günümüzde bu hataya düşen firmalar, yeni girişimler her seferinde bu gerçekle karşılaşırlar.

Aynı şeyi Sosyal Medya’da da görebilirsiniz. İnsanların sevdiği paylaşımlar en çok hiti alırken, kimsenin umursamadığı, sevmediği paylaşımlar istenilen sonuçları vermez. Kalabalıkta kaybolup gider.

Bu nedenle başarılı olmak, insanlara ürün veya hizmetinizi satmak istiyorsanız öncelikle onların arzuladığı, istediği, ihtiyaç duyduğu, sevdiği şeyler ortaya koymak durumundasınız. Kimsenin istemediği, umursamadığı, talep etmediği bir şey ortaya koymak hem zaman hem de para kaybıdır.

Bu duruma en iyi örnek Color uygulamasıdır. Silikon vadisinin en iyi mühendislerini çalıştıran, 50 Milyon dolarlık da yatırım alan şirket insanların istemediği, sevmediği, umursamadığı bir ürün ortaya koymasından dolayı tüm kaynaklarını bu uğurda harcamış ve başarısız olmuştur. Piyasa, Color şirketinin ne kadar çok parası olduğunu, ne kadar zeki olduklarını umursamamıştır.

Bu durumu Nokia, Kodak ve daha nice şirketler yaşamıştır. İnsanların artık istemediği, talep etmediği ürünler başarısız olmuştur. Nice büyük firmalar yeni ürünler piyasaya sürmüş, reklam kampanyaları yapmış fakat piyasa ürünü sevmediği, istemediği, umursamadığı için başarısız olmuşlardır.

Bir benzeri örneği de hepinizin bildiği UBER şirketiyle verebiliriz. UBER’in aslında ilk fikri, çıkış noktası ekonomik durumu daha iyi olan insanlara limuzin servisiydi fakat yeterli büyüklükte piyasa olmadığından ve de yanlış piyasaya odaklandıklarından işleri bir türlü istedikleri ivmeyi yakalayamadı. Daha sonra fikirlerini piyasaya uygun hale getirdiler ve sonunda insanların istedikleri, sevdikleri bir şey ortaya koydular. Hikayenin gerisini biliyorsunuz.

Facebook, Microsoft gibi dev markalar da bu duruma benzer şeyler yaşadı. Facebook 2013 yılında Facebook Home adlı akıllı telefonların ana ekranını Facebook’a entegre eden bir uygulama geliştirdi ve 99 dolara satmaya kalkıştı. Fakat piyasa bu uygulamayı hiç beğenmedi çünkü hem şarjı çok daha hızlı götürüyor hem de ana ekranı karmaşıklaştırıyordu. Facebook büyük bir firma olmasına rağmen insanların istemediği, sevmediği, ihtiyaç duymadığı bir şey ortaya koydu ve başarısız oldu.

Aynı şekilde yeni çıkan diziler, filmler ne kadar iyi oyunculara sahip olursa olsunlar, ne kadar büyük reklam kampanyası yaparlarsa yapsınlar insanlar sevmediğinde başarısız olurlar, sürekliliklerini devam ettiremezler.

Bu durumu her alanda sürekli gözlemleyebilirsiniz. Piyasa bir girişime veya ürüne devamlılığı, başarıyı veren büyük bir unsurdur. Bunu kaçıran herkes gerçeklerle yüzleşir ve yenilgiye uğrar. İnsanların arzu ve istekleri her seferinde galip gelir, bunu kontrol edemezsiniz. Piyasa her şeyden önce gelir, en önemli unsurdur.

Unutmayın piyasa sizlere parayı veriyor. Her zaman piyasa son sözü söylüyor. Müşterileriniz mutsuz olursa başarılı olmanız mümkün değildir. Hiçbir şirket, hiçbir girişim müşterileri olmadan ayakta kalamaz. Yeterli oranda gelir elde edemeyen her şirket batmaya mahkumdur. Şirketlerin kuruluş amacı piyasadır, insanların hayatını daha iyi yapmaktır. İstek ve arzularını, ihtiyaçlarını tatmin etmektir.

Ünlü Milyarder yatırımcı Warren Buffett’in de değindiği gibi “Müşterilerinize keyif vermenin bir yolunu bulun. Keyifli müşterilere sahip olan şirketlerin para dahi vermedikleri bir satış güçleri olur. Çünkü keyifli müşteriler konuştukları herkese sizden bahsederler.”

Buna en iyi örnek Amazon’un kurucusu Jeff Bezos’tur. Jeff, tamamen müşteri odaklı olmasıyla, insanlar ne istiyorsa, neyi seviyorsa onlara onu vermeye odaklı olmasıyla Bill Gates’i de geçerek dünyanın en zengin insanı haline gelmiştir.

Piyasanın kanunu ile ilgili en iyi anekdotlardan birini Steve Jobs söylemiştir: “Her zaman müşterilerle, piyasayla başlayıp ürüne doğru ilerlemek en doğru yoldur. Ürünle başlayıp daha sonra bu ürünü nerede satacağınızı keşfetmeye çalışamazsınız. Bu hatayı ben tekrar tekrar yaptım.”

Bu nedenle piyasa, her şeyin başlangıç noktasıdır. Her şeyden önce yapmanız gereken ilk şey; insanların, hedef kitlenizin sevdiği, istediği, ihtiyaç duyduğu, talep ettiği bir şey ortaya koymaktır. Ya da bir pazarlamacıysanız sahip olduğunuz ürün veya hizmet kime hitap ediyorsa, asıl hedef müşteriniz kimse, kim istiyorsa onlara odaklanmak olmalıdır.

Bunun aksini yaparsanız piyasanın demir kanunu her seferinde sizi alt edecektir.

NOT: Değerli yorum ve görüşlerinizi aşağıya belirtin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir