başarı

Yeni Yılda Tüm Hayal ve Hedeflerinize Nasıl Ulaşırsınız?

 

Yeni yıla giriyoruz. Milyarlarca insan yeni yılda yeni umutlar, yeni hayaller, yeni hedefler taşıyor fakat neredeyse hepsi bu hayal ve hedeflerini daha yeni yılın 1. haftasında unutuyor, diğer önceki yıllarda olduğu gibi yaşamaya devam ediyor. İnsanlar ne kadar çok istese de sürekli aynı hayatı, aynı döngüyü yaşayıp duruyorlar. Hayatta gerçekten hayallerinizi gerçekleştirmek istiyorsanız, sürekli hedef koyup hedeflerinizi takip edememekten, edindiğiniz onca bilgiye rağmen aynı sonuçları almaktan bıktıysanız ve nedenini merak ediyorsanız sizinle cevabı paylaşacağım. Yeni yılda nasıl tüm hayal ve hedeflerinizi gerçekleştirebileceğinizin formülünü size vereceğim.

Sizin de bildiğiniz fakat farkında olmadığınız üzere; hayatta elde ettiğiniz tüm sonuçlar fiziksel ve zihinsel alışkanlıklarınızın bir ürünüdür.

Bunu çoğunuz biliyorsunuz biliyorum fakat altı çizili ifadeyi tekrar tekrar okumanızı istiyorum. Çünkü anlamı sandığınızdan çok çok daha derin. Bu gerçekten ne demek? Bu hayatınızı farkında olmadan aslında sizin kontrol etmediğiniz demek. Hem zihninizdeki alışkanlıkların, inançlarınızın, standartlarınızın hem de davranışsal alışkanlıklarınızın hayatınıza yön verdiği demek.

Bir düşünün gelirinizi arttırmak istiyorsunuz, hatta ne yapacağınızı da biliyorsunuz, hedefiniz net fakat gerekli şeyleri yapmıyorsunuz. Süreci takip etmiyorsunuz. Neden? Çünkü alışkanlıklarınız. Rahat bölgeniz. Standartlarınız. Aylık belli bir gelir sizin alışkanlığınızsa, standartınızsa, rahat bölgenizse harekete geçmiyorsunuz! Rahat bölgenizin duvarına dayandığınız an inanılmaz rahatsız hissediyorsunuz. Her yanınızı korku, endişe kaplıyor.

İnsanların zihinlerindeki harika fikirleri, hedeflerini gerçekleştirememesinin sebebi budur. Rahat bölgelerini aşamazlar, korkarlar. Bilinmeyen sular onlara korkutucu gelir. Alışkanlıklarını terk edemezler. Bu çok zor bir şey. Hayallerinize ulaşamamanızın tek sebebi bu. Gerçekten alışkanlıklarınızı, rahat bölgenizi kıramamanız. Başarıyı yakalamayı gerçekten istiyorsanız hedefiniz, hayaliniz neyse standartınız o olmak zorunda. Bu ne demek?

Bu şu demek. İnsan standartı, rahatlık alanı neyse bilinçaltı onu oraya sürüklemek için tüm gücünü kullanır. Loto talihlilerinin neden hızla fakirleştiklerini, eski hayatlarına döndüğünü biliyor musunuz? Çünkü standartları o. Rahat hissettikleri yer orası. Ne yapıp ne edip bir şekilde oraya dönmenin yolunu buluyorlar ve bunu “talihsizlik” “haydan gelen huya gider” gibi şeylerle belirtiyorlar. Peki tüm her şeylerini kaybeden girişimcilerin kısa sürede eski hayatlarına, zenginliğe nasıl döndüklerini merak ettiniz mi? Cevabı artık biliyorsunuz.

Şunu anlamalısınız ki tüm bilgilere sahip de olsanız standartınızı, rahatlık alanınızı, alışkanlığınızı değiştirmediğiniz sürece, kendinizi istediğiniz hayata istikrarla zorlamadığınız sürece asla oraya ulaşamazsınız. Çünkü felsefeler, prensipler ancak ve ancak kullanıldığında işe yarar yoksa değersizdir. Bu nedenle tüm o kitaplar, eğitimler işe yaramamaktadır.

Şunu bir düşünün. Eğer şu an dolabınızda yiyecek olmasa, cebinizde sıfır para olsa hayatta kalmak için, ailenizi beslemek için ne yapardınız, nasıl çözümlerle gelirdiniz? Eski standartınıza gelmek için her şeyinizi ortaya koyar, ne yapar ne eder bir iş bulur veya yaratır, tüm yaratıcılığınızı kullanır yine de kısa sürede gelir üretirdiniz değil mi? Çünkü bu durum alışık olmadığınız bir durumdur ve hemen eski konuma gelmek için uğraşırsınız.

Dilenciler neden hep sokaktadır biliyor musunuz? Çünkü alıştıkları için. Şunu anlamalısınız ki rahatlık sizin düşmanınızdır. Hayatta rahat bölgenizi seçip başardığınız, gerçekleştirdiğiniz bir şey söyleyin.

Zengin, başarılı, hayran olduğunuz tüm insanlar rahatlığı değil özgürlüğü, ilerlemeyi seçtikleri için bulundukları konumdadırlar. Rahatlık insanı oyalar, oyalar zamanını ve tüm hayatını çalar, korku aşılar. Hareket edemezsiniz. Alışkanlıklarınızın kölesi olursunuz. Bir bakmışsınız tüm hayatınız geçmiş. Etrafınızdaki insanları, davranışlarını izleyin. Bunu göreceksiniz. Her gün aynı şeyleri yaparlar, teker teker. Sanki programlanmış gibidirler. Aynı yere giderler, aynı şeyleri yerler, içerler. Aynı yerde dururlar. Çünkü beyin böyle çalışır. Her şeyi otomatikleştirmenin bir yolunu bulur.

Şunu tekrardan unutmayın: Hayatta elde ettiğiniz tüm sonuçlar fiziksel ve zihinsel alışkanlıklarınızın bir ürünüdür. Bunu anlarsanız kendinizi, alışkanlıklarınızı, rahat bölgenizi gözden geçirirsiniz. Hazır olmak için hazır olmayı bırakırsınız. Çünkü anlamalısınız ki asla ihtiyacınız olan motivasyonu bulamayacaksınız, asla ama asla hazır hissetmeyeceksiniz ve çıkıp ne yapmanız gerektiğini yapana kadar, tekrar tekrar hata yapmadan asla gerçek anlamda öğrenmiş olamayacaksınız.

Cesaret korkunun olmayışı demek değildir cesaret korkuya rağmen hareket etmek, ilerlemek demektir. Herkes korkuyor buna emin olun. Tüm o ultra-başarılı insanlar, liderler ölesiye korkuyorlar. Fakat bu normal. Bu nedenle bu durumun beynin savunma mekanizması olduğunu, rahatlık alanınızdan kaynaklı olduğunu anlamalısınız. Çünkü bir düşünün sizin rahatlıkla yaptığınız, alışık olduğunuz şeylerden ölesiye korkan insanlar var.

Tüm hayallerinize ulaşmak, hayatınızı maceraya dönüştürmek, sürekli büyümek ve gelişmek istiyorsanız standartınızı, alışkanlığınızı oraya ayarlamalısınız. O doğrultuda sürekli, istikrarla harekete geçmeli, tüm zihninizle kendinizi oraya ayarlamalı, sürekli daha ötesine ulaşmalısınız. Bunu ancak “zorunluluk” olarak benimserseniz yaparsınız yoksa “önemli değil” “olsa da olur olmasa da” derseniz asla alışkanlıklarınızı, rahat bölgenizi kıramaz ve yeni standartlara ulaşamazsınız. İstediğiniz hayatın bedeli bu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir